Trive Yatırım'ın analizi göre, makroekonominin iki temel kolonunun enflasyon ve büyüme olduğu vurgulanırken, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yukarı çekerken büyümeyi baskılayan bir etki oluşturduğu ifade ediliyor. Ancak bu etkinin şiddetinin ülkeden ülkeye değişebileceği, ekonomilerin yapısal özelliklerinin bu dengeyi belirlediği aktarılıyor. Bu noktada, geçmiş dönemlerdeki petrol şoklarının bugüne birebir uygulanıp uygulanamayacağı sorusuna ise net şekilde “hayır” cevabı verilebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte ABD–İran geriliminde kalıcı bir çözümden uzak olunmasının, en kötü senaryonun tamamen geride kaldığını varsaymayı erken hale getirdiği vurgulanıyor.
Analizde geçmiş dönem örneklerine de yer veriliyor. Özellikle 2011 ve 2022 yıllarının öne çıktığı, ancak bu iki dönemin farklı dinamikler taşıdığı ifade ediliyor. 2022’de Rusya–Ukrayna savaşıyla birlikte sadece petrol değil, emtia genelinde güçlü bir yükseliş yaşandığı ve hem enerji hem tarım üreticisi ülkelerin küresel enflasyonu belirgin şekilde yukarı taşıdığı hatırlatılıyor. Bu nedenle petrol özelinde daha sağlıklı referansın 2011 yılı olduğu belirtiliyor.
2011 yılında Brent petrolün 80 dolar seviyelerinden 130 dolara yaklaştığı, yükselişin temel nedeninin Arap Baharı ve özellikle Libya’daki iç savaş olduğu aktarılıyor. Libya’nın günlük yaklaşık 1,5 milyon varillik üretiminin devre dışı kalmasının arz tarafında ciddi bir daralma yarattığı, ancak asıl fiyatlamayı hızlandıran unsurun bu şokun bölge geneline yayılma riski olduğu ifade ediliyor. Bölgedeki halk ayaklanmalarıyla birlikte bu endişelerin güçlendiği ve fiyatların 120 doların üzerine çıktığı belirtiliyor.
Bu süreçte fiyat artışlarının küresel ekonomi üzerinde önemli bir maliyet baskısı yarattığı, ancak etkinin belirleyici unsurunun sadece fiyat seviyesi değil, ekonomilerin petrole olan bağımlılığı olduğu vurgulanıyor.
2011’de küresel ekonominin bugüne kıyasla çok daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip olduğu, yenilenebilir enerji kullanımının sınırlı kaldığı ve ABD’de kaya gazı üretiminin henüz gelişmediği ifade ediliyor. Bu nedenle enflasyonun hızlı şekilde yükseldiği, ABD’de yıllık enflasyonun yüzde 1,7 seviyesinden yüzde 3,8’e çıktığı aktarılıyor. Ancak bu yükselişin kalıcı olmadığı ve yaklaşık bir yıl içinde yeniden yüzde 1,65 seviyelerine gerilediği belirtiliyor.
Enflasyondaki hızlı düşüşte küresel talepte zayıflama, Avrupa borç krizi, Çin’de büyümenin yavaşlaması ve teknolojik verimlilik artışlarının etkili olduğu ifade ediliyor. 2012–2019 döneminde ABD’de enflasyonun genel olarak yüzde 1,5–2 bandında seyrettiği, zaman zaman Fed hedefinin altına dahi gerilediği, bunun da düşük enflasyon ve düşük faiz ortamını beraberinde getirdiği aktarılıyor.
Küresel ölçekte de benzer bir tablo oluştuğu, emtia fiyatlarının gerilediği, büyümenin yavaşladığı ve çıktı açığının belirgin hale geldiği ifade ediliyor. Sonuç olarak 2011 petrol şokunun kalıcı bir enflasyon yaratmadığı, daha çok geçici bir maliyet baskısı olarak kaldığı vurgulanıyor.
Mevcut döneme ilişkin değerlendirmede ise, ABD–İran gerilimi sonrası yükselen petrol fiyatlarının 2011’e benzer bir süreç yaratıp yaratmayacağı sorusunun öne çıktığı belirtiliyor. Piyasalardaki temel endişenin bu yönde olduğu, ancak küresel ekonominin yapısının 2011’e göre önemli ölçüde değiştiği ifade ediliyor.
Bu nedenle benzer bir etkinin oluşabilmesi için petrol fiyatlarının yaklaşık 190 dolar seviyelerine ulaşması gerektiği yönündeki hesaplamaların dikkat çektiği aktarılıyor. Buna göre, petrol fiyatlarındaki yükseliş makro dengeleri etkilese de geçmiştekiyle aynı ölçekte bir etki yaratacağı varsayımının doğru olmayabileceği sonucuna varılıyor.
Sonuç olarak petrolün küresel ekonomi açısından hala kritik bir unsur olmaya devam ettiği belirtilirken, etkisinin zaman içerisinde değişim gösterdiği ifade ediliyor. Artık petrol şoklarının daha ani ve sert değil, daha zamana yayılan bir şekilde hissedildiği vurgulanıyor. Bu durumun kısa vadede baskıyı sınırlayabildiği ancak uzun vadede ekonomik sorunların daha kalıcı hale gelme riskini artırdığı kaydediliyor. Bu nedenle asıl odaklanılması gerekenin petrol fiyatlarının mevcut seviyesi değil, ne kadar yükselebileceği ve bu yüksek seviyelerde ne kadar süre kalacağı olduğu ifade ediliyor.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 kargo-depo.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.