İkon Menkul, yayımladığı günlük piyasa değerlendirmesinde jeopolitik gelişmeler, emtia piyasaları, küresel enflasyon verileri ve finansal piyasalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Raporda, İran'ın diplomatik temasların yeniden hız kazandığını ve çeşitli arabuluculardan yeni öneriler aldığını açıklamasının, ABD-İran ilişkilerinde müzakere sürecinin yeniden başlayabileceği beklentisini güçlendirdiği aktarıldı. Arabulucuların taraflara 10 günlük saldırıların durdurulması önerisini ilettiği haberinin ardından risk iştahının arttığı, petrol fiyatlarının ise gün içi zirvelerinden geri çekildiği ifade edildi.
Buna karşın İran'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik tutumu ile Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ambargosu açıklamalarının enerji arzına ilişkin riskleri canlı tuttuğu, bu nedenle petrol fiyatlarının haber akışına duyarlı seyrini sürdürdüğü kaydedildi.
Değerlendirmede, ABD-İran geriliminin enflasyon ve faiz beklentilerini canlı tutmasının altın üzerinde baskı oluşturduğu, değerli metalin aylık dip seviyelerine yakın seyrettiği ve kalıcı bir toparlanma için jeopolitik tansiyonun düşmesinin gerektiği belirtildi.
Kanada'da haziran ayı enflasyonunun yıllık yüzde 2,8 ile piyasa beklentisi olan yüzde 2,9'un altında gerçekleştiği aktarılan raporda, benzin fiyatlarındaki yavaşlamanın enflasyonu aşağı çektiği ve çekirdek göstergelerdeki gevşemenin Kanada Merkez Bankası'nın politika alanını genişletebileceği ifade edildi.
ABD borsalarında haftanın yükselişle başladığı belirtilen değerlendirmede, Nasdaq endeksinin AMD, Intel, Micron ve Broadcom gibi çip şirketlerindeki alımlarla öne çıktığı kaydedildi. Ancak teknoloji hisselerindeki toparlanmanın henüz güçlü bir teknik kırılıma dönüşmediği, yüksek değerlemeler ve bilanço beklentileri nedeniyle seçici fiyatlamanın sürdüğü aktarıldı.
Raporda ayrıca, geçen haftaki satışlarda Netflix'in zayıf finansal görünümünün ve çip hisselerindeki kayıpların etkili olduğu, yeni haftadaki yükselişin kalıcılığının bilanço sezonu ve yapay zekâ yatırımlarına yönelik beklentilere bağlı olacağı ifade edildi.
ABD tahvil faizlerinin jeopolitik risklerin enflasyon beklentilerini desteklemesi nedeniyle sınırlı yüksek seyrettiği belirtilirken, diplomasi umutlarının petrol fiyatlarını aşağı çekmesinin faizlerde daha sert yükselişi şimdilik sınırladığı değerlendirildi.
Döviz piyasasında ise doların majör para birimleri karşısında karışık bir görünüm sergilediği, artan risk iştahının Avustralya ve Yeni Zelanda dolarını desteklediği, Euro/dolar paritesinde faiz beklentilerinin belirleyici olmaya devam ettiği ve petrol kaynaklı risklerin gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.