Reklam
Vakıfbank 970x250
Tarih : 2026-03-27 11:22:36

Yılmaz: Bugünkü dünyada başkalarının merhametine güvenebilme lüksümüz yok

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde:

“Biz dünyanın tüm bölgelerine kulak kesilebilecek ve anlayabilecek bir tarihi birikime ve coğrafi konuma sahibiz. Batıyı da anlıyoruz, doğuyu da anlıyoruz. Farklı endişeleri, farklı kaygıları görebiliyoruz. Ve bu bütün insanlık için bir değerdir diye ifade etmek istiyorum.

Bu başarıların ardında yalnızca iyi niyetin değil, inşa edilmiş bir güvenin ve tutarlı iletişimin yattığını da ifade etmek isterim. Türkiye söylemiyle eylemini buluşturan, kapısını hiçbir zaman tamamen kapamayan, barışı bir sorumluluk olarak sahiplenen bir ülke kimliğiyle ön plana çıkmaktadır.

Cumhurbaşkanımızın dünya 5'ten büyüktür çağrısı tam da bu zeminde çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir. Dünya 5'ten büyüktür.
Dünya Kaos arayanlardan, çatışma, savaş arayanlardan da büyüktür.
Dünyanın barışa ihtiyacı var, insanlığın barışa ihtiyacı var ve bunun temeli de adalettir. Daha adaletli bir dünyada mümkündür. Biz buna inanıyoruz ve bu yönde çaba sarf etmeye tüm gücümüzle devam edeceğiz.

2014’te Birleşmiş Milletler kürsüsünden dillendirilen bu söylem yalnızca uluslararası kurumların reformuyla ilgili değildir. BM’nin yapısını daha demokratikleştirme ile ilgili değildir. Aynı zamanda daha adaletli büyük küresel ekonomik düzen siyasi ve sosyal düzen arayışının da bir ifadesidir. Mevcut uluslararası sistemin sınırlarını görünür kılmak ve daha adil kapsayıcı bir düzen arayışını küresel gündemin kalıcı maddesi haline getirmek Türkiye'nin hem dış politikasının hem de stratejik iletişiminin temel eksenini oluşturmaktadır.

Güçlüysem haklıyım, güçlüysem her istediğimi yapabilirim diyen bir dünyada Türkiye olarak biz karşı bir tavır sergiliyoruz ve şunu söylüyoruz. Hem haklı olacağız hem de güçlü olacağız. İkisini bir arada yapacağız. Maalesef bugünkü dünyada başkalarının merhametine güvenebilme lüksümüz yok. Güçlü olmak zorundayız, caydırıcı olmak zorundayız ve bunu da yapıyoruz ama bir taraftan da haklı olmak durumundayız.

Meşru bir şekilde gücümüzü kullanmak durumundayız. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bugünkü konjonktürü, gerçekleri çok iyi okuyoruz. Gerçekçi bir şekilde de değerlendiriyoruz ama orta ve uzun vadeli bir perspektifle de daha adaletli bir dünya arayışının öncülüğünü yapmaya devam ediyoruz.

Ben şuna yürekten inanıyorum. Bugünkü güç siyaseti güçlüysem her şeyi yapabilirim anlayışı sürdürülebilir bir anlayış değildir. Insanlık ve insanlık ittifakı buna müsaade etmez. Mutlaka ve mutlaka bir dip dalgayla bu ortamın değiştiğini farklı şartların oluştuğunu göreceğiz.
İşte Türkiye Cumhuriyeti olarak insanlığın değerlerini en güçlü şekilde taşıma iradesiyle, hafızamızla, medeniyet birikimimizle bu sürece liderlik eden ülkeler arasında olacağımıza inanıyorum.

Değerli misafirler içinden geçtiğimiz bu hassas dönemde stratejik iletişim artık bir talih araç olmaktan çıkmış, yönetişimin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. İletişim, güven inşa etme, belirsizliği yönetme, toplumsal dayanıklılığı güçlendirme gibi kritik işlevler üstlenmektedir.
Bu çerçevede kriz anlarında geliştirilen reflekslerin ötesine geçerek riskleri önceden gören, krizleri yönetme elbette önemli krizleri yönetelim ama asıl olan riskleri yönetmektir.


Krizler ortaya çıkmadan çıkabilecek krizleri önden görerek proaktif bir şekilde riskleri yönetmektir. Bu diğer alanlarda olduğu kadar iletişim alanında da en önemli unsurlardan biri olarak vurgulanmaktadır.
Hakikat ile algı arasındaki sınırın giderek bulanıklaştığı yapay zekanın her alanı köklü bir şekilde dönüştürdüğü bir çağda kamu diplomasisi tek yönlü bir aktarım aracı olmaktan çıkmakta çok aktörlü etkileşimli bir sürece gelmektedir”

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 kargo-depo.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.